26 Ocak 2010 Salı

Sevgili blog

Bugün karların erimesine taktım kafayı. Odamın penceresinden görünen binaların arasında kalmış park ne güzel bembeyazdı. Sokaklarda üzerine basıp “hışır hışır” ses çıkardığım karlar dipdiriydi. Sadece 1 gün müydü bu güzelim görüntü, bu dayanılmaz çekici his? Neden beyaz renginden ilk olarak tuzlanmış, üzerine basılmış griye sonra da asfaltla karışık çamur siyahına büründüler? Onlar da mı yaşlandı ve kirlendi?

Çok üzüldüm çok.

Biz de kar olsak böyle mi olacaktık? Onun yerine farklı yollardan mı geçiyoruz?

Bizim üstümüze basanlar deli gibi zevk mi alıyor? Kirlenmemiş görüntümüzden buyuk bir mutluluk duyarken bencilliklerinden dolayı kirletmek için ellerinden gelen herşeyi mi yapıyor? Yok olmamız için üzerimize tuz mu döküyor?

Ben kendimi klorak’a (çamaşır suyu) basmaya gidiyorum blog. Beyazlamalıyım.

Çok üzüldüm karların haline.

Çok da emo oldum blog affet beni.

Deniz.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder